Benim 'Blog' um var ama e-şerefsiz değilim

        Gün geçmiyor ki internet hakkında pekte fikir sahibi olmadan yeni kelime icatçıları ortaya çıkmasın.
Efendim yeni kelimemiz e-şerefsiz.
Akşam Gazetesi Yazarı Ali Saydam'a katkılarından dolayı teşekkür ediyoruz.

Bu yazıda kendisine bihaber olduğu dünyayı ona biraz daha aydınlatmaya çalışacağım. Zira buna şiddetle ihtiyacı var gibi duruyor.

Beyefendi buyurmuş, bilmem kaçtane başbakan ismiyle Facebook'da kayıt varmış, güvenilmezmiş vs.
Ve hatta Atatürk yazınca da yüzlerce account daha çıkıyormuş.

Bu kadarı interneti tüh kaka yapmaya yetiyor anlaşılan kendisine.
Bir iletişimcinin en zor yılları, teknolojiye ayak uyduramadığı yıllardır diye tahmin ediyorum.

Belki popülist olmakla birlikte (Bkz. “Cumhuriyete Kanat Gerenler” belgeseli ) zamanla biraz değişim geçirilmiş.

Neyse o kısım herkesin kendi takdiridir. Rüzgara göre seyreden yapraklar bir kururlar elbet.

Konu basit, kendisinin de dediği gibi (kitsel iletişim aracı güvenirliğini yitirdi mi, tükenir) benzer şeyi kendisi de yaşamaktadır kanaatimce.

Sorularım:
CRM, müşteri ilişkileri yönetimi: Facebook da bilgisi olan her kişi bir müşteri midir?
Facebook kullanan herkes e-şerefsiz midir?
Bunu böyle tabir eden normal bir ruh haline sahip midir?

Kendi analizi:
"
Sonuç: Ben internet ortamının, yeri yurdu belli, etkileşimli web siteleri ve ciddi CRM programlarına dayalı yapılar hariç, rüştünü kazanıp haysiyetli ve itibarlı bir iletişim aracı haline gelene kadar etkisinin fazla ciddiye alınmaması gerektiğini düşünüyorum.

"
sizi korkutan etki burada tam olarak nedir?
Yoksa bir iletişim uzmanı olarak bilgi kirliliğimi yaratıyorsunuz?

"Recep Tayip Erdoğan'ı sevmeyen 500.000 kişi bulabiliirim" isimli guruplardan mı bahsediyorsunuz?

Kendi Blog'unuzda da söylediğiniz gibi ki yazınızda buda bir yalan başlık olmuş: kendi blogunuz varmış, (Bkz. http://www.aksam.com.tr/yazar.asp?a=100987,10,152 )

"Çoğunluğun arzularına uyarak farklı ve yeni şeyler ortaya koymak kesinlikle mümün değildir"

sloganınıza gerçekten inanıyor musunuz?

Bu millet kendi ve çoğunluğun iradesiyle en kutsal varlığı olan hürriyetini kazanmadı mı? Demek ki mümkünmüş.

Çoğunluğun arzusu önemlidir. Şahsi arzularınız tehlikelidir.

internet olmasın demiyorsunuz belki ama tüh kaka dur dokunma diyerek, özgür insanların özgürce konuşabildiği mecraları bilerek kötülüyorsunuz.

Bana pek kıvrak zeka kıvamında gelmedi bu. Belki sizler için biz gençlerin kuşağında bu teknoloji konusunda beyinlerimizi pek bulandıramıyorsunuz.

Tam eşitlik sevdalısı olmasak hani diyorum seçimlerde enaz lise mezunu olmak şartı olsa, Türkiye 'de neler değişebilirdi.
Şu lise mezunları hani, internet kullanabilen, cep telefonuyla rahat konuşabilen, reklamın iyisini kötüsünü ayırabilen, facebook kullanan bizim gibi e-şerefsizler, şereflileri daha mı iyi ayırt ederdik acaba.

Bkz. E-şerefsiz: Ali Saydam

Bende bir sonuç yazayım dedim:

Hindistan'ın ihraacat girdisi yıllık 100milyar dolar civarında. Bunu büyük yazılım şirketlerinin küçük işlerini alarak yapıyorlar. Bizde ki enbüyük girdi sektörü ise sadece turizm. Sayın Ali Saydam, bırakalım da tarih kitaplarından mı takip edelim dünyayı.

Bu ülkede bilişim uzmanı yetiştiren doğru dürüst okul yokken, bu gençlerin çoğunun evinde bir bilgisayar yokken, geçim derdi insanların sırtına binmişken, insanlar gün geçtikçe daha da asosyalleşmişken, bu çilekeşin içinde birde blog açmış, facebook'a üye olmuş, teknolojiye adapte olmaya çalışmış size mi dokundu.

Biliyorum şimdi diyeceksiniz ki, sizin zekanızdan değil de tombikliğinizden bahseden biri daha işte. Ama öyle değil.
Yaptığınız işler fevkalade lakin, bu tutum ve yakıştırmaların çoğunluk tarafından algılanması ya da yönlendirilmesinin kolay olduğunu en kolay siz bilmenize rağmen ya art niyetli ya da bile bile lades diyerek yazdığınız bu yazının kastını bizler anlıyoruz.

Ve ne mutlu ki, özgür ortamlardan istediğimiz gibi yorumluyoruz, yönlendiriyoruz. Dilerim tüm blogcular bu konulara değinir.

Bırakın efendim insanları, uyaracaksanız daha derin bilgilerle uyarın insanları. Daha iyi nasıl kullanabilirler onu anlatın madem biliyorsunuz.
E-şerefsiz tanımı kadar basit, yüzeysel bir açıklama olabilir mi?
İnsanların şerefini tayin eder oldunuz birde yetmedi e- si mi kaldı.

İlahi yani.

DipNot:
Merakınızı gidereyim: Web Sitesi büyük kümedir. Blog bir alt küme. Blog, loglamaktan gelir. En nihayetinde o da bir websitedir. Lakin diğer web sitelerinden farklı olarak daha doğrudan (yani vektorel) bir konu ya da amaç edinir.
Kişisel bloglar olduğu gibi, firmalarında blogları bulunur.
Blog bir nevi düşüncenin dijital olarak kaleme alınmasıyla bazı değerli sanılan yazarları sıradanlaştıran birşeydir.
Bu ülkede ençok okunan gazetenin günlük tirajı 500bin iken 1,5milyon Türk'ün ziyaret ettiği Facebook bir blog sitesi değildir.
Ya da bir arkadaş edinme sitesi de değildir.
Uzun zamandır göremediğiniz, haber alamadığınız birzamanlar aynı networkte bulunduğunuz kişilere erişmenize yarayan bir araçtır.
T.Erdoğan, mankenler vs. vs.arkadaşım olmadığı için benim listemde de değiller.
Birgün kalkıp -aaa Tayip beyde burdaymış dur bir POKE HUG vs. yapayım demiyorum yani.

Biraz daha derin bir konu.

Sevgiler

  
2007-12-11 11:02:00 bu yazı 83 defa okundu. 

Yazı ile ilgili yorumlar:

yorum yazın
Bu yazı ile ilgili yorum yazın.
Bu yazıya ilk yorumu siz yazın.
Yorumunuz
Başlık:(zorunlu değil)
Mesajınız ve İletişim Bilgileriniz

Lütfen tüm alanları doldurunuz.
ya da iptal

Deniz Umut Dereli

Deniz Umut DERELİ
info@umutdereli.com
0533 4847826