Alın daktilonuzu verin klavyemizi
Önce şöyle başlar bu tip yazılar;
"10-20-30 yıllık deneyimli gazeteciyim." Sonra ardı ardına bombaları patlatırlar.
Ne de olsa artık olmuşlardır. Ham değillerdir.
Yeryüzünde ve hatta galakside ki herşey hakkında bilgileri vardır. Yorumları halkı besler ve eğitir. Girdikleri ortamlarda kendilerini gizli kahraman zannederler ve istemeden de olsa biraz üzülürler.
Ama gün geçtikçe kendilerinde değişen zamanın gerisinde hissediklerinde çaresiz yöntemlere başvururlar.
Baktıklarında yapabilecekleri en iyi şeyin, bilmedikleri konuların hemen en kötü yanını ele alıp, birnevi misyon edinip halkı uyaracaklardır.
Nasıl olsa halk dediğin paranoya ile paradoks arasında sıkışıp kalır ve sana inanır. Sende eskiden olduğu gibi hep gündemde olursun, hep elit olursun.
Seçkin insanlarımıza bayılıyorum. O yüzden bu kadar ilerideyiz, herşeyimiz mükemmel.
Cahiller topluluğu bu kişilerin edindiği asıl misyonun dışında "Reklamın İyisi Kötüsü Olmaz" yaklaşımı da ne yazık ki işliyor.
Örneğin, gündeme mi gelmek istiyorsunuz; hemen eksisozluk.com 'a verin veriştirin.
Oraya reklam verip para harcamanıza da gerek yok. Nasıl olsa sitenin yazarları size yeterince link vereceklerdir.
Bu yazıyı yazma sebebim, yine uzman bilirkişilerimizden, HABER7 yazarı Osman Özsoy.
Akşam yazarı Ali Saydam'ın Facebook kullanıcılarına e-şerefsiz yakıştırmasından sonra heralde bu mecranın güzel prim yaptığı anlaşıldı.
Değerleri yazarlarımız bu konuyu iyiden iyiye ele almaya başladılar.
Osman Özsoy'un Facebook için yazdığı yazı başlığı şöyle:
"Facebook Başınıza Nasıl Bela Olur"
(Bkz.http://www.haber7.com/artikel.php?artikel_id=140274)
-Benim blogum çok hit almadığı için link veriyorum.
Özetle, Facebook mu? SexBook mu diye soruyor deneyimli gazeticimiz. Efendim o kadar abuklaşıyor ki yazısı bir ara evli kadın kullanıcıların kızlık soyadlarını hangi amaçla kullandığını falan anlatıyor. Midem bulandı. Gurup seks partilerinden bahsediyor. Sizin için girdik inceledik diyor. Nereye girmişse artık?
Cahillikte bir yere kadar!
Seviyesizliği alemi var mı?
Terbiyeden yoksun bu yazının sahibine aynen iade edilesi yazısının devamında, heralde yazar bakmış ki yeterince paranoyaya dozu eksik, tutmuş birde CIA' in bilgileri aldığını, keklik gibi tüm kullanıcıların teslim olduğunu falan anlatmış.
Neymiş efendim, Facebook'a üye olunca tüm bilgilerimiz CIA 'in eline geçiyormuş.
Eee- Sonra? ne oluyor yani?
Birde onu izah eden çıksa bu bilgilerimiz Amerika'nın elinde paranoyasını milletçe aşacağız.
Internet Omurgasının nasıl işlediğinden bi haber güzide yazarımız, Facebook'a üye olmadan da tüm bilgilerin zaten istenirse kolayca elde edileceğini anlatmak lazım.
Benim ismim soyadım, kaşım gözüm, resmim Amerika'nın elinde olsa ne olur? Yakışıklı Türklerin kataloğunu mu oluşturuyorlar acaba?
Birde cahilce sonunda konuyu milleyetçi cümleyle tamamlıyor. Gözlerimizden yaşlar gelerek alkışlayacağız diye düşünüyor olmalı.
Komik!
Yani yazıda okuyorum okuyorum mantıklı biryerini bulayım diyorum zorlaya zorlaya ancak hani bilgilerin marketing amaçlı kullanabileceği ile ilgili bir bölüm bulup çekebiliyorum. O da tek cümle.
Özetle:
Bilişim dediğiniz, iki sayfa gezmeyle olmuyor. Damdan düşer gibi başımıza birde duayen kesilmeyin.
Alın daktilonuzu verin klavyemizi. Cahil insanlar sizi!
Kategoriler
Ana Sayfa
Arama Motorları
Blog
CRM- Müşteri İlişkileri Yönetimi
E-Mail Marketing
E-Ticaret
Pazarlama
Reklamlar ve Yeni Fikirler
Spor Dünyası
Teknik Eğlence
Teknoloji Mağduru
Yazılım Duyuruları
İnnovasyon
Ara-Bul
En Çok Okunanlar
Mail ile okumak için
XML-RSS


